Bitkinin Anadolu’da varlığının sona erdiği kayıtlara geçmişti
En son 1896 yılında görülüp bilim insanları ve gezginler şehrin zirvesindeki dağlarda aradığı gizemli bitkiyi boş zamanlarını doğada dolaşarak değerlendiren emektar kapıcı Ercan Eftelioğlu bularak tarihe geçti. Olayı duyar duymaz şehre gelen botanik uzmanlarının ’Tulipa Sprengeri’ adıyla bilinen ’yitik Türk lalesi’ olduğunu tespit ettiği bitkinin örnekleri fotoğraflandı, konumu duyurulmayan alan ise korumaya alındı.Bilim insanları ve gezginler yıllardır arıyordu
lk kez 1892’de Alman bahçıvan Mühlendorff tarafından toplanarak Avrupa’ya gönderilip ’Tulipa Sprengeri’ adıyla bilim dünyasına tanıtıldıktan sonra en son 1896’da doğada görülen bitkinin Anadolu’da varlığının sona erdiği kayıtlara geçmişti. Gizemli bitki Avrupa’da az sayıdaki özel bahçede süs bitkisi olarak varlığını devam ettirebildi. Çekilmiş fotoğrafı Türkiye Bitkileri Listesi kitabına kapak olan yitik laleyi botanikçiler uzun yıllardır arıyordu. İl merkezinde bir binada kapıcılık yapan Ercan Eftelioğlu, hafta sonu arkadaşlarıyla doğa gezisine çıktı. Çiçeklere merakıyla bilinen 51 yaşındaki Eftelioğlu, bilim insanlarının ve gezginlerin yıllardır aradığı yitik lalenin fotoğraflarına benzeyen bir çiçekle karşılaşınca görüntüleyip uzman botanikçilerle temasa geçilmesini sağladı. Kendilerine iletilen fotoğrafları inceleyen Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi Müdürü Salih Sercan Kanoğlu durumu Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Eker ile paylaştı. İki uzman isim ilk fırsatta Amasya’ya gelerek gizemli bitkinin bulunduğu alana gitti. Yapılan incelemede bitkinin en son 130 yıl önce görülüp Anadolu’daki varlığının sona erdiği kayıtlara geçen ’yitik lale’ olduğu belirlendi."130 yıl sonra aslında kaybolmadığını, yaşadığını görmekteyiz"
Örnekleri Avrupa’nın sayılı botanik bahçelerinde olan süs bitkisini Anadolu’da yıllardır arayan bilim insanlarından olan Prof. Dr. İsmail Eker, "Birçok yerli ve yabancı araştırmacı bu bitkiyi bulmak için bölgeye gelirdi. Fakat bugüne kadar hiç izine rastlanmadı. Bu bitkinin kayıp olduğunu sanıyorduk. 130 yıl sonra aslında kaybolmadığını, yaşadığını görmekteyiz. Bunda sonraki süreçte bitkiyi koruma altına alıp yaşatmaya çalışacağız" diye konuştu.Doğal bir şekilde yayılış gösterdiği görülen yitik lalenin diğer lalelerden ayıran özellikleri üzerinde taşıdığını değerlendiren Eker, "Diğer lalelere göre daha geç dönemde çiçek açar. Uzun boylu ve huni şeklinde parlak kırmızı renklere sahiptir. Çiçeğin içerisinde polen keselerini taşıyan anter dediğimiz başlıklarının olması, bu başlıklardaki ince iplikçilerin kırmızı renkte olması çiçeği yakın türlerden kolaylıkla ayırmaktadır" şeklinde konuştu.