HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Türkiye’de sağlık hizmetlerine başvuru oranlarına ilişkin açıklamalarda bulundu. Kurban, yıllık muayene sayısının 1,5 milyar civarında olduğunu, yıllık MR sayısının yaklaşık 15 milyon, tomografi sayısının ise 17 milyon seviyesine çıktığını bildirdi.
Ortalama bir vatandaşın yılda 20’nin üzerinde sağlık kuruluşuna başvurduğunu ifade eden Kurban, bazı kişilerin neredeyse haftada bir hastaneye gittiğini söyledi. Artan başvuruların gerçek ihtiyaç sahiplerinin hizmete erişimini zorlaştırdığını belirten Kurban, performansa dayalı ödeme modeli ve planlama eksikliklerinin sistemi tetkik ve reçete odaklı hale getirdiğini dile getirdi. Gereksiz muayene, tetkik ve ilaç kullanımının bütçe üzerinde yük oluşturduğunu kaydetti.
“Bazı kişiler yılda 30-40 kez hastaneye gidiyor”
Yıllık muayene sayısının ulaştığı seviyeye dikkat çeken Kurban, bazı kişilerin yılda 30-40 kez hastaneye başvurduğunu ifade etti. Hasta sayısındaki artışın, öncelik sıralamasını zorlaştırdığını ve hata riskini yükselttiğini belirtti. Ek ödeme sisteminin başvurular üzerinde etkili olduğunu kaydetti.
“Bir yılda 17 milyon tomografi, 15 milyon MR çekildi”
Görüntüleme sayılarındaki artışa da değinen Kurban, bir yıl içinde 17 milyon tomografi ve 15 milyon MR çekildiğini söyledi. Bu sayının toplumun önemli bir bölümüne ileri görüntüleme yapıldığı anlamına geldiğini ifade etti. Muayene ve ilaç kullanımındaki artışın sağlık harcamalarına yansıdığını bildirdi.
Toplumda ilaç kullanımının yaygınlaştığını belirten Kurban, yalnızca kırmızı reçeteli ilaçların değil; ağrı kesici, mide ilacı ve antidepresanların da sık kullanıldığını söyledi. Gereksiz ilaç kullanımının yan etkilere yol açabileceğini ifade eden Kurban, sürekli baş ağrısı ilacı kullanımının ağrıyı artırabileceğini ve bunun bilimsel olarak ifade edildiğini belirtti. İlaçların prospektüslerinde yan etkilerin yer aldığına dikkat çekti.
Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp (GETAT) düzenlemesine ilişkin değerlendirmede bulunan Kurban, kanunun çıktığını ancak yönetmeliğin henüz yayımlanmadığını söyledi. Aile hekimlerinin gerekli eğitimleri aldıktan sonra yalnızca ilaç değil, günlük yaşamda uygulanabilecek yöntemleri de önerebileceğini ifade etti. Yönetmelik olmadan uygulamanın mümkün olmadığını belirtti.
BHA








